
T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı
İSTANBUL ORHAN KEMAL İLHALK KÜTÜPHANESİ
TARİHÇETARİHÇE Restorasyonuna 1964’lü yıllarda Kurucusu’nun Prof. Dr. Bedii Nuri Şehsuvaroğlu olduğu “İstanbul Şehir Kütüphanesini Kurma ve Yaşatma Derneği” tarafından başlanılmış daha sonra Kültür Bakanlığı’nın da katkıları ile 1976 yılında tamamlanmıştır. Daha önce Fatih Millet Kütüphanesi binasında bulunan İstanbul İl Halk Kütüphanesi 16.11.1981 tarihinde Simkeşhane Binasına taşınarak burada hizmete başlamıştır. 11 Aralık 2001 tarihinde Kültür Bakanlığı onayı ile kütüphaneye yazar Orhan Kemal’in adı verilmiştir.
atlı olan binanın birinci katı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü’ne tahsis edilmiştir. İkinci katta Danışma, Konferans Salonu, Çocuk Bölümü, Süreli Yayınlar Bölümü ve Teknik Hizmetler Bölümü vardır. Üçüncü katta sergi alanı, kataloglar, idare bölümü, Yetişkinler Bölümü, Ödünç Verme Bölümü ve yazışmaların yapıldığı bürolar bulunmaktadır. SİMKEŞHANE-İ AMİRE’ NİN KURTARICISI PROF. BEDİİ NURİ ŞEHSUVAROĞLU Laleliden Kapalıçarşı’ya giden caddenin üzerinde Beyazıt meydanına gelmeden önce tarihi bir yapı pek çok kişinin dikkatini çekmektedir sanıyorum. Bu bina 1470-1475 yılları arasında para basmak amacı ile “Darphane-i Amire” adıyla inşa ettirilmiştir. Yapıldığı devrin sivil mimarisinin en güzel ve zarif örneklerinden biri olan bina, zaman içinde çeşitli yangın ve depremlerle harab olmuştur. Uzun yıllar kullanım dışı kalmış 1707 yılında Sultan III. Ahmed’in baş kadını Ummetullah Hatun tarafından sebil, çeşme ve mektep ilavesiyle yeniden “Simkeşhane-i Amire” olarak yapılandırılmıştır. 1958 yılında Beyazıt-Aksaray yolunun genişletilmesi sırasında, binanın giriş cephesi olan kuzey kanadı ne yazık ki yıktırılmıştır. Bakımsızlık yüzünden harab hale gelen bina uzun yıllar kullanılmamıştır. Ta ki 1964’de İstanbul Şehir Kütüphanesini Kurma ve Yaşatma Derneği kurulana kadar. Bu derneğin kurulması ile binanın kaderi de değişir. Derneğin kurucusu, pek çok sivil toplum oluşumunun içinde bulunan çok yönlü bir bilim ve kültür adamı Prof. Dr. Bedii N. Şehsuvaroğlu’dur. Aslında bir tıp doktoru olan Şehsuvaroğlu, ihtisas alanı olarak Tıp Tarihini seçmiş ve akademik kariyer çalışmalarını bu konuda yoğunlaştırmış ama sosyal sorumluluk bağlamında pek çok oluşumun içinde yer almıştır. “Simkeşhane-i Amire” binasının restorasyonu da bu çalışmalarının bir parçasıdır. Şehsuvaroğlu’nun amacı bu binayı ve çevresini bir kültür merkezi haline getirmektir. İşte bu amacı gerçekleştirmek için O’nun öncülüğünde bir dernek kurulur “ İstanbul Şehir Kütüphanesini Kurma ve Yaşatma Derneği” Derneğin kurucu üyeleri zamanın İstanbul’unda önemli görevler üstlenmiş kişilerden oluşmaktadır. Niyazi Akı İstanbul Valisi, Prof. Dr. Bedii N. Şehsuvaroğlu İ.Ü. Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Kürsüsü Profesörü, Necdet Uğur İstanbul Belediye Başkanı, Ord. Prof. Sıdık Sami Onar İ.Ü. Rektörü, Ord. Prof. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu İ.Ü. Gazetecilik Enstitüsü Müdürü, Ord. Prof. Ali Nihat Tarlan İ.Ü. Ed. Fak. Profesörü, Prof. Dr. Mustafa İnan İTÜ İnşaat Kürsüsü Profesörü, Mithat Sertoğlu Başbakanlık Arşiv Genel Müdürü, Aziz Berker Milli Eğitim Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürü, Nazmi Çağan Emniyet Genel Müdürü, Şükrü Akkaya Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Alman Ed. Emekli öğretim üyesi, Yük. Mim. Faruk Akçer İstanbul Belediyesi Koordinasyon Dairesi Müdürü, Yük. Mim. Dr. Turgut Cansever İstanbul Belediyesi planlama müdürlüğü Y. Mimarı, Muzaffer Gökman Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü, Halit Dener Süleymaniye Kütüphanesi Müdürü, Nureddin Kalkandelen İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Müdürü, Şermin Emsen Millet Kütüphanesi Müdürü, Orhan Durusoy Belediye Kütüphanesi ve Müzeler Müdürü, Akın Tokmakçıoğlu Amerikan Kütüphanesi Memuru, Şükrü Güllüoğlu, İstanbul Üniversitesi Kütüphane Teknisyeni olup, derneğin kurucu üyeleridir. Derneğin kuruluş tarihi 1964’tür, merkezi İstanbul ve adresi Beyazıt Ordu Caddesi tarihi Simkeşhane binasıdır. Amaç, İstanbul şehir kütüphanesinin kurulmasına ve kurulduktan sonra gelişmesine yardım etmek, İstanbul’da bulunan kütüphanelerin ve kültür kuruluşlarının hizmetlerinin geliştirilmesine yardımcı olmak, kütüphane ve kültür hizmetlerinde kullanılacak yeni binalar, amacına uygun yayınlar ve benzeri çalışmalar yapmaktır. (*) Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi Müdürü Öte yandan “Şimkeşhane-i Amire” binası İstanbul Belediyesi tarafından da otopark yapılmak istenmektedir. Bu nedenle Prof. Dr. Bedii Nuri Şehsuvaroğlu İstanbul Belediyesi ile bir mücadeleye girmek zorunda kalır. Yorucu bir savaşımdır bu, otopark mı? Kütüphane mi? Bu sorunun cevabının verileceği Belediye Encümeni toplantısının kararı çok önemlidir. Şehsuvaroğlu’nun eşi ressam Leyla Hanım’dan edinilen Bilgiye göre, toplantının yapılacağı gün, Şehsuvaroğlu erkence çıkar evinden ve eşine de o günün kendisi için çok önemli bir gün olduğunu gece iyi uyuyamadığını, verilecek karar nedeniyle heyecanlı olduğunu söyler. Ve toplantının yapılacağı salonun kapısına erkenden gelir. Ne yazık ki encümen kararını öğrenemez Şehsuvaroğlu, yorgunluk ve heyecandan fenalaşıp, hastaneye kaldırılırken vefat eder. Yıl 1977’dir. Kültüre adanan bir ömür ardında bunca eser ve değerli çalışma bırakarak vakitsizce sonlanmıştır. Belediye Encümeni’nin kararı “Şimkehane-i Amire” nin kütüphane olarak kullanılması yönünde çıkmıştır. Leyla Hanım eşi Bedii N. Şehsuvaroğlu için “ Bu bina uğruna ömrünü verdi” diyor, doğrudur belki otopark düşüncesi ortaya atılmasaydı bu duyarlı yürek vaktinden önce durmayacaktı. Şehsuvaroğlu altmış üç yaşında, en verimli çağında bu dünyadan ayrılmıştır. Prof. Dr. Bedii Nuri Şehsuvaroğlu kimdir? Daha başka neler yapmıştır? Bu değerli bilim ve kültür adamının yaşam öyküsü 1914’de İstanbul’da doğumu ile başlar. Babası Dr. Yusuf Selami Bey, annesi eski turgay komutanlarından Arif Bey’in kızı Şefika Nurinissa Hanımdır. İlk ve ortaokulu Kabataş, Liseyi Kadıköy Lisesinde öğrenim görerek bitirmiştir. 1933 yılında Tıp Fakültesine girer, 1939’ da mezun olur. Öğrencilik yıllarında çeşitli okullarda öğretmenlik yapar. 1941 yılında askerlik bitiminde Eskişehir sıtma mücadele başkanlığı şube hekimliğine tayin olur. 1943’te Tifüs mücadele heyetinde görevlendirilerek İstanbul’a gelir. Mücadelenin bitiminde hekim olarak çeşitli yerlerde çalışır, İstanbul Sağlık Müdür Yardımcısı iken, 1944-1945 senesinde tekrar askere alınır. 1947’deki kolera salgını sıralarında ihdas edilen mücadele ekibinin şefi olarak Mısır ve Hicaza gider, 1948’de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müfettişliğine tayin edilir. 1949’da Rockefoller davetlisi olarak Amerika’ya gider, 1950’de İstanbul Tıp Fakültesinin İsteği üzerine Bakanlıktan İstanbul Üniversitesine geçer ve Tıp Tarihi asistanı olur. 1952’de Leyla Pirigil ile evlenir. 1953’te Uzmanlık Sınavını vererek Tıp Tarihi Uzmanı unvanını alır. Şehsuvaroğlu, kısa denebilecek yaşamı boyunca akademik kariyerinin yanı sıra birçok yararlı çalışmalar yapmıştır. Türk Tıp Tarihi Kurumu, Fiziki ve Tabii İlimler Derneği, National Geographic Society ve L’ academie International d’ Histoire des Science üyesi, L’ academia de la mediterran ee’ nin muhabir üyesi olmuştur. Kızılay ve Verem Savaş Derneği gibi hayır kurumlarında fiili olarak çalışmalar yapmıştır. “Çocuk Yuvaları Derneği” adıyla bir dernek kurmuş ve uzun yıllar yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuştur. Fransızca ve İngilizce bilir, kişisel bir merak olarak amatör fotoğrafçılık ile pul ve para koleksiyonları yapmıştır. İlk yazısı 1933 ‘te Vakit gazetesinde yayınlanıştır. 1947’den 1953 sonuna kadar günlük gazetelerde ve çeşitli dergilerdeki yayınları ile kitap sayısının toplamı 226’dır. |
![]() |